Bu Blogda Ara

Enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2014 Pazar

Evokasyon ve İnvokasyon




Eski Mısır'da kozmik güçlerin özellikleri, davranışları gözlemlenmiş, mükemmel şekilleriyle derin anlamlar taşıyan Mısır tanrılarının stil olarak resmedilmesi gerçekleştirilmiştir. Batı Majisinde kullanılan tanrı formları da Mısır kökelidir. İnsanlar yıllarca, yüzyıllarca bu tanrı formlarına tapınmış, bu şekilde onların astral formda enerji odağı haline gelmeleri sağlanmıştır. Majisyenin, çeşitli şekillerde enerjiyi bu ruhsal güçlerden çekip odaklayabilmesi mümkündür. Evokasyon ve invokasyon da bu amaçla yapılır. Evokasyon'da bedensiz varlıklar evoke edilir ve onlara hükmedilir. Ancak invokasyonda daha güçlü enerjetik varlıklar söz konusudur. Onlara hükmedilmesi mümkün olmadığından onlar "invoke" edilir. Yazının devamında konunun daha net şekilde anlaşılması mümkün olacaktır.



EVOKASYON

Ortaçağ majisinin en önemli bir uygulaması bedensiz varlıkların evokasyonu, onları çağırarak obsede edip onlara hükmedilmesidir. Evokasyonda enerji dışımızda bekler, onu içimize almayız ve varlıklarla direkt iletişim hedeflenmez. Ancak Süleyman'ın Anahtarı adlı kitaptan ya da Abra-Melin'den hatırlayacağınız üzere varlıklara hangi formda görünmeleri gerektiği de emredilebilmektedir. İslami Havas'ta evokasyonun karşılığı "celbetme"dir, "celp"tir. 

Evoke edilen spiritin idaresinde ve etki alanında olan diğerlerinin üstüne de tesir yaratılabilir. Ancak buradaki spirit kelimesi spiritüalizm'deki ruh ile karıştırılmamalıdır. Bu varlıklar asında en güçlü varlık olan insan tarafından obsede edileceklerini anladıklarında, majisyene karşı saldırgan olurlar. O ndenle alınması gereken savunma yöntemleri titizlikle uygulanmalıdır. Başarı sağlandığında, celbedilen varlık, istenildiği gibi gücünün kullanılmasına ve her alanda çalışılmaya olanak tanır, çünkü yapıları aslında buna müsaittir.

Enerjetik olarak yıkıcı, hasta edici zıt bir güç taşıdıklarından ötürü, majiyi yapan kimse ne denli korunmaya çalışsa, ona bazı parazit düşünceleri empoze etmeleri kaçınılmaz olabilir. Bunlar, astralden geçen bazı artifikal kalıntılardır ve asalak bir elementali dahi majisyenin bünyesine sokabilir. Böylece majisyen elde olmayan bir şekilde ve denetleyemeyeceği bir tutkuyla sürekli araştırma yapmaya yönelebilir, tinsel ve zihinsel fırtınalar yaşayabilir. Bunu fark ettiği an, kurtulmak için elementali yok etmesi gerekecektir.  

Davette önerilen ses tonu her zaman azami titreşim verecek şekilde olmalı, derin ve yoğun titreşim yaratabilmelidir. 



INVOKASYON

Invokasyonun kelime anlamı da davettir ancak İslami Havas'taki celp anlamına gelmez. Obsede edilemeyen türden çok güçlü enerjetik bedene sahip olan spiritler, yine çok güçlü bir şuuru taşırlar. Onlarla sadece dua, yakarış olarak uygulanan invokasyon yöntemi ile irtibata geçilebilir.

Majisyenin din anlayışı da normal insanlardan farklıdır. Dışarıdan bakanlar tarafından neye inanıp neye inanmadığı tespit edilemez, kompleks sistemlerle iç içe ulunur, çözülemez, son derece iyi şekilde gizlenmeyi bilir. Tüm dinlerin kökeninde yatan gerçek prensipler majisyenin özel din anlayışını oluşturur. Nasıl dua etmesi gerektiğini de böyle bir anlayışla ritüeline ekler.  

Obsede edilemeyen enerjisel varlıklar, literatürde "Elohim Enerjileri" olarak geçer. Onlar, dört kitaptan önce tapınılmış tanrılar ve tanrıçalarla yine adlarına enerji gönderilmiş olan arketiplerdir. Enerjinin sakınımı yasasına göre de, yok olmayıp dönüşerek belirli merkezlerde bekleye bu durağan kuvvetleri harekete geçirmek mümkündür.

Davet edilen tanrı ya da tanrıça ile irtibat sağlandığında majisyen veya majisyenler grubu, o varlıktan akan tesirleri dünyayı etkileme amacı ile yönlendirebilirler. İnvokasyonda majisyen enerjiyi kendi vücuduna alır, enerji iletimi onun bedeninde harekete geçer. Örneğin bir demonun invokasyonu halinde majisyen demonun ses tonu ile konuşmaya başlar. 

İnvoke sırasında enerji ile insan arasında bir köprü kurulur. Kötü ve tahrip edici enerjiler ile çalışmak gerekiyorsa, invoke son derece kötü sonuçlara yol açabilir. Çünkü invoke, bir enerjiyi yahut onun bir parçasını invoke eden insanın çakra ve aurasına sızdırma işidir.

Sözcükler oldukça önem taşımaktadır. Çünkü her kelimenin kozmosta oluşturduğu belli bir titreşim vardır ve bu titreşimler fazlasıyla önem taşır. Doğru telaffuz, gerçek etkinliği sağlayabilmek açısından olmazsa olmaz bir koşul halindedir. 

İnvokasyonda belli bir güç alanını kullanabilmek ve harekete geçirebilmek için bazı katalizörler gerekir. Bunlar, majisyenin uygulamaya göre ayrı malzemelerle hazırlaması gereken mum, tütsü, tılsım ve muska benzeri materyalleridir. Her majisyen, aynı tür bir ritüel gerçekleştirecek olsalar dahi kendi kişisel güç ve enerjisine göre farklı sayılarda tekrarlarda bulunabilir, nereye ilerleyip nerede geri adım atacağını deneyimler ve sezgi ile belirler. Ritüelin yapılması için mekanın kutsanması, koruyucu alanın çizilmesi gerekir. Varlıktan akan enerji ile dolabilmek, invokasyon metodunda daveti yapılan güçlerin tesirine dayanıklı olmayı ve tahammül edebilmeyi zorunlu kılar. Ritüel öncesi az uyuma, inziva, az yeme, zikir vb. mediatif kelime grupları enerji kapasitesinin bütünlüğü için gereklidir. Zira kontrol yitirilmesi halinde farklı spiritler de ortama sızar ve bir insan bu obsesyondan kaçamaz. 

Okültizm ve Enerji

9 Eylül 2014 Salı

Tanrılar ve Tanrıçaların Arketipleri ve Enerjilerinin Kullanımı


İnsanların geçmişte gök cisimlerine tapmaya başlaması, daha sonra, doğa olaylarına, toprak ateş gibi elementlere ve bazı hayvanlara tanrısallık ifadesi yüklemeye yönelmeleri doğal bir gelişim süreciydi. Sonuda birçok tanrı ve tanrıça, ad, form ve sembolleriyle dünyayı insan zihinlerinde etkiler hale gelmişti.

Gördüğümüz birçok şeye verdiğimiz anlamlar nedeniyle, Ay'dan rüzgara, topraktan yılana, ateşten böceğe de uzanan skalalarda; tanrı, tanrıça form, sembol ve adları ortak bilincimizden kaynaklanan kurgularla tasarlanmıştı.Tanrılar ve tanrıçalar, değişik inanç ve tapım metodları ve karmaşık bazı yöntemlerle enerjilendirilmiş bir durumdadırlar. Bunun yanı sıra, yine her birisine ayrı kavramlar giydirilmiş; ölüm, doğum, şifa, karanlık, güzellik, iyilik, kötülük, bereket, doğurganlık tanrıları ve tanrıçaları gibi hallerle sınıflandırılmışlardır. enerjilendirilen bu formlar, astral alemin belli katlarında beklemektedirler. onlar adeta bir prototip gibidirler.


Mesela mitolojilerdeki CERES'i ele alalım. Ceres, Roma mitolojisinde, anne sevgisinin ayrıca büyüyen bitkilerin tanrıçasıydı. Eski Yunan'da Demeter olarak adlandırılıyordu. Norveç mitlerinde Kyrja veya Valkyrie olarak bilinir. Cronos ve Rhea'nın kızlarıdır. Günümüzde de Ceres tapımı yine sürdürülmektedir. 

Roma Panteonu'nun başlıca 12 Tanrı ve Tanrıçası şunlarıdr;
JUPITER - (ZEUS) Gökyüzü ve adalet tanrısı,
JUNO - (HERA) Gökler, evlilik, kadınlar tanrıçası,
MINERVA - (ATHENA) El sanatları, bilgelik ve savaş tanrıçası,
VESTA - (HESTIA) Ocak ve devlet tanrıça,
DIANA - (ARTEMIS) Av, ay, bekaret, doğum tanrıça,
VENUS - (AFRODIT) Aşk, güzellik, doğurganlık tanrıça
MARS - (ARES) Kahramanlık, savaş tanrı
MERCURY - (HERMES) Ticaret ve hız tanrı,
NEPTUN - (POSEIDON) Deniz, deprem ve atlar tanrısı,
VOLKAN - (HEPHAESTUS) Yangın ve demirciler tanrısı,
APOLLO - (APOLLON) Işık, şifa, müzik, şiir, okçuluk tanrısı,
CERES - (DEMETER) Doğa, toprak, bereket, tarım ve mevsim tanrıçası.


Toprak tanrıçası olarak Ceres, hasat zamanı ve tarım işlerinin döngüsünü düzenleyici güç alanı olarak tapınılagelmişti, genellikle adına domuz kurban edilirdi. onun sırları mitolojide Eleusis sırları ile beraber anlatılır ancak bunlar oldukça zorlayıcı deneyimlerdir ve disiplin gerektirir. bu arketipin şifa enerjisi aktarmakta da kullanılabilen bir yönü bulunmakta. Ceres, Başak burcu ile de ilişkilendirilebilir ve sonuçta kendisinden bir şeyler beklenip adına çağrı yapıldığında şifa aktardığına inanılır.

Buraya kadar anlatmak istediğim konu, açıkça tapınılmış veya tapınılmaya devam eden tanrılar ve tanrıçaların adlarında tapınma yolu ile birikmiş mevcut enerjilerdir. Bunlardan birinin adına yapılacak davet, ona yüklenmiş bulunan ve belli bir alanda bekleyen enerjiyi harekete geçirebilir. Buradan enerji çekilebilir, gönderilebilir. Herhangi bir astral katta beklemektedir. Enerjinin sakınımı yasasına göre, ona yollanan bunca enerji, tapım ile astraldeki gölgesi paketlenmiş gibidir, orada durmakta ve dağılmamaktadır. Hala daha tapınılıyorsa, bu, onun arketipinin belli ölçüde enerjetik olarak daha verimli kullanımına da yol açacaktır. 


Tarihin kapıları açıldığından beri insanlar, nehirlerin, pınarların, güzel sanatların, şafağın, bahçelerin, kırların, uykunun bile tanrı ve tanrıça prensiplerini düşünüp adlandırdılar. Adlarının anılmasının ve formlarının üretilmesinin yeniden enerjilenmelerini sağlayacağı, hatta frekanslarının titreştiği güç alanlarını diri tutacağı düşünülür. En önemlisi de, arketiplerinin barındırdığı gizli gücün anlaşılmasıdır. Bazı gizem kültleri bu enerjiyi oldukça farklı amaçlar için de kullanmak istemiştir. 

Ferda Ercan Uyulan
Okültizm ve Enerji